Flash

6/recent/ticker-posts

Dost Parti Lideri Av. Rıdvan Eşin’den Türkiye’ye tarihi çağrı: “Siyaseti izlemeyin, yönetin!”

 SİYASET BELİRLİ  ZÜMRELERİN DEĞİL, MİLLETİN ALANIDIR!
Dost Parti Lideri Av. Rıdvan Eşin’den Türkiye’ye tarihi çağrı: “Siyaseti izlemeyin, yönetin!”


Türkiye; uzun süredir ekonomiden adalete, gençlikten üretime kadar pek çok alanda köklü değişim talebini dile getiriyor fakat bu talep çoğu zaman yalnızca sohbetlerde, sosyal medyada ve sandık günüyle sınırlı kalıyor. Ülkeyi ilgilendiren meseleler geniş kitlelerce konuşulsa da siyaset sahnesine yansıyan aktif katılım hâlâ zayıf.  Tam da bu noktada, Dost Parti Lideri Avukat Rıdvan Eşin, Türkiye’nin ezberini bozacak nitelikte tarihi bir çıkış yaptı.

 Net ve doğrudan:

 Seyirci kalmayın, siyasete gelin!”

“Siyaseti izlemeyin, yönetin!”

Bu ifadeler yalnızca bir davet değil,  siyaset düzenine yönelen açık bir meydan okuma!.. Eşin; yıllardır izleyen, eleştiren ama sürece dahil olamayan geniş toplumsal yapıya kapı aralıyor.

Bu ülke yalnız yönetenlerin değil  yönetecek cesareti olanların da ülkesidir.”

Eşin’in mesajı, bugünün gençleri başta olmak üzere milyonlarca vatandaşa daha büyük bir sorumluluk yüklüyor. Şikâyet eden değil şekil veren, bekleyen değil başlatan, izleyen değil yöneten bir toplum modeli… Bu çağrı yeni bir siyasi kültürün işaret fişeği olarak değerlendiriliyor.

Siyasetin pusulası değişebilir

Siyaset bilimciler, bu çıkışın pasif seçmen psikolojisini dönüştürebilecek güçte olduğunu vurguluyor. Kitleler izlemek yerine katılmaya başlarsa parlamentoya yeni yüzler girer. Gençler, karar mekanizmalarının parçası olur. Siyaset, dar yapıların tekelinden çıkar. Millet, siyaset masasında sadece oy değil; söz de sahibi olur. Bu nedenle Eşin’in mesajı, yalnız parti tabanına değil; ülkenin tüm duyulmayan seslerine gidiyor. İşte bu yüzden Dost Parti, sahneye sadece sloganla değil, kadro gücüyle de çıkıyor Parti kulislerinden edinilen bilgilere göre Eşin’in çağrısı, boş bir söylemin değil; hazır, donanımlı ve devlet yönetimine talip bir kadronun arkasından yükselen bir ses. “Partinin Merkez Yürütme Kurulu’nda;” Strateji üreten akademisyenler, ekonomi ve hukuk alanında uzman isimler, dış politikada dik ve tavizsiz duruşu benimseyen tecrübeli isimler, yer alıyor. Bu kadro, ülke çıkarını her şeyin üzerinde tutan bir anlayışı taşıyor ve Eşin’in ifadesiyle sadece Türkiye’yi yönetmeye değil, dünyaya meydan okumaya hazır.

Çünkü,

Liyakat, adalet, güçlü devlet” Rıdvan Eşin’in liderliğini öne çıkaran en belirgin kavramı liyakat.

Parti kaynakları, genel başkanın yıllardır siyaseti ve toplumsal dengeleri yakından takip eden, kriz anlarında soğukkanlı duruş sergilemesiyle bilinen bir isim olduğunu vurguluyor. Bu disiplin ve kararlılık net bir iddiayı beraberinde getiriyor:

Türkiye artık yönetilmeyi değil, ileri taşınmayı bekliyor.

Biz bu ülkeyi geleceğe taşıyacak iradeye sahibiz.” İşte bu yüzden değerli halkımız,

Bu ülkenin geleceğine imza atacak 1050 belediye başkanı,

1050 il ve ilçe başkanı,

600 milletvekili adayına ihtiyaç var!

Gel, seyirci olma  yönetmeye talip ol!”

Bu sözler yalnızca davet değil; büyük ölçekli bir siyasal inşa planının perdesini aralıyor. Dost Parti, yönetmek isteyen herkese kapılarının sonuna kadar açık olduğunu duyuruyor.

 “Yönetileni değil yöneten milleti hedefliyoruz

Eşin’in sözleri Türkiye’nin pasif siyaset algısına bir meydan okuma niteliğinde. Bugüne kadar ekranlardan siyaset izleyen milyonlara, ilk kez bu kadar doğrudan konuşuldu:

“Geleceğe katkı sunmak, bu ülkenin kaderinde söz sahibi olmak istiyorsanız, hepinizi Dost Parti’ye davet ediyoruz.”

 Peki şimdi ne olacak?

Bu çağrı kulislerde şimdiden büyük tartışma yarattı. Soru net: Türkiye yeni bir siyasi mobilizasyona mı hazırlanıyor? Yoksa bu çağrı, büyük bir dönüşümün fitili mi? Cevabı önümüzdeki günler gösterecek. Ancak kesin olan şu:

 Dost Parti sadece konuşmuyor , kadro kuruyor. İzleyen değil, yöneten bir millet hedefliyor. Kapısını bekleyen değil, yürümek isteyenlere açıyor. Şimdiden edinilen bilgilere göre;  Sokaktan yükselen sesler şu şekilde!

 Eleştiriyorsak çözümde de var olmalıyız,  “Üniversite öğrencisi”

Biz katılmazsak bizden başkası yönetir,  “emekli yurttaş”

 Bu çağrı uzun süredir beklenen bir kapı,  “esnaf görüşü.”

 Birileri yönetiyor diye izlemek zorunda değiliz.”

Toplum yıllardır konuşuyor, yorumluyor, izliyor… Şimdi ise sahneye davet ediliyor, “ Akademisyenler.”

Bu yorumlar ışığında görülüyor ki toplum, yıllardır yalnızca izleme konumundaydı. Şimdi ilk kez geniş kitlelere yer gösteren bir siyasal davet duyuluyor. Bu bir çağrı değil, yeni bir eşiktir. Dost Parti Lideri Av. Rıdvan Eşin, Türkiye’nin önüne yalnızca siyasi bir söylem değil, bir yön çiziyor.

Seyirci kalma , dahil ol.

Şikâyet etme , sorumluluk al.

Siyaseti izleme,  yönet!

Bu söz, bugünün manşeti olduğu kadar yarının manzarası da olabilir. Çünkü bazen yalnız bir cümle tarihin yönünü değiştirir. Bu ifadeler de yarihi çıkışın etkisi ne olacak? Siyaset,  kulislerinde bugün şu soru konuşuluyor: Bu çağrı yeni bir başlangıcın işareti mi, yoksa büyük bir dalganın ilk sesi mi? Cevabını zaman gösterecek. Ancak şimdiden belli olan bir şey var:

 Türkiye artık sadece izleyen değil  yöneten bir millet olmaya çağrılıyor.

Ve bu çağrının altına imza atan isim:

Dost Parti Genel Başkanı Av. Rıdvan Eşin.

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Gönder

0 Yorumlar